• İngiltere Dil Okulları ve İngilizce Kursu

    İngiltere

    Bir dünya dili haline gelmiş İngilizceyi öğren eğitim gören her genç için idealler arasına girmiştir. Çok ciddi bir eğitim gerektiren İngilizce

    öğrenme işi, ülkemizde İngilizce kursu almakla belli bir seviyeden ileri gidemiyor. Bu sebeple bu ideali ciddiye alan maddi durumu iyi veya imkan

    - burs bulmuş gençler İngiltere’nin yolunu tutuyor. Çünkü bu eğitimi yurtdışında dil okulu tercihinde ilk seçenek olarak görülen, İngilizce’nin beşiği

    İngiltere dil okullarında almak daha mantıklı görünmektedir.

    23 Nisan 2011 Saat : 12:41
    Okunma
    admin
    devamını oku

    Yurtdışı Üniversitelerinde Yüksek lisans ve Doktora

    Cambridge Üniversitesi
    Yüksek tahsil ve akademik çalışma yapmak isteyenlerin hayalidir yurtdışı… Yurtdışı üniversitelerinde öncelikle ypksek öğrenim, daha sonra

    yurtdışında yüksek lisans, hemen ardından yurtdışında doktora… Bu akademik eğitim sürecinin ardından ülkemizde iyi bir kariyer sahibi olmak ve

    çok kaliteli işler yapmak mümkün. Elbette tüm bu sürecin bir maliyeti var. Ama her şeye rağmen yurtdışı eğitimi çok cazip.

    23 Nisan 2011 Saat : 12:19
    Okunma
    admin
    devamını oku

    Dil Okulu Tercihinde Amerika Dil Okulları

    Dil Okulu Tercihinde Amerika Dil Okulları

    Dil öğrenmek çağımızın eğitim anlayışında olmazsa olmaz unsurlardan biri haline gelmiştir. Dil öğrenmek için yurtdışı dil okulları seçeneğği, daha iyi eğitim adına rağbet görmektedir. Elbette bu biraz da maddi imkanla mümkündür. Yurtdışı dil okulu arayışında hangi ülke? Sorusunun cevabı zor olsa da, en fazla rağbet gören ülkeler, seçimimizi kolaylaştırmaktadır. Bu doğrultuda, imkanları ve kalitesi araştırıldığında Amerika dil okulları doğru seçim olacaktır.

    21 Nisan 2011 Saat : 3:57
    Okunma
    admin
    devamını oku

    Yurtdışı Eğitiminde Dil Okulu ve Üniversite

    Yurtdışı Eğitiminde Dil Okulu ve Üniversite

    Ülkemiz, yükseköğrenim alanındaki atılımlarla çok önemli mesafe katetti.Özellikle her şehire bir üniversite projesi her bireyi yüksek tahsilli yapma konusunda önemli bir adım oldu. Ancak yine de bu durum her genç için aynı değil. Yine kaliteli bölümleri kazanmak oldukça zor. Bu sebeple ülkemizde istediği üniversiteyi okuma imkanı bulamayan gençlerimiz yurtdışı eğitiminde arıyor şansını. Yurtdışı üniversitelerinde iyi bir bölüm, bununla beraber yurtdışı dil okullarından bir dil okulunda İngilizce öğrenmek gençlerimizin yolunu açabiliyor.

    21 Nisan 2011 Saat : 3:30
    Okunma
    admin
    devamını oku

    Gün Olur Asra Bedel

    Kitap adı:Gün Olur Asra Bedel
    dili:Türkçe
    Yazar:Cengiz AYTMATOV
    Diziünya klasikleri
    Türü:Roman
    Sayfa sayısı:394
    Yayınevi:Elips Kitap

    Uçsuz bucaksız bozkırların kuş uçmaz kervan geçmez köşelerinin birinde, belki ayda bir trenin geçtiği istasyonda görevli iki arkadaştır, Yedigey ve Kazgangap. Yer, Sarı Özek bozkırıdır…Kırgızistan’ın uçsuz bucaksız bozkırlarının birinde Sarı Özek’teki basit ve tekdüze bir yaşamın; demiryolcu Yedigey’in, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri arkadaşı ve en yakın dostu Kazangap’ı, vasiyeti üzerine, atalarından miras kaldığına inandığı ve kutsal bildiği Sarı Özek bölgesinde bir mezarlığa gömmek istemesinin ve bu süreçte yaşadığı çelişkilerin öyküsüdür. .

    Kazgangap, sağlığında, Kırgız efsanelerinin birinde adı geçen Nayman Ana türbesinin yer aldığı Ana Beyit bölgesine gömülmek istediğini söylemiştir. Her şey, bir devenin sırtında Ana Beyit mezarlığına yol alan cenaze konvoyunun en önünde giden Yedigey’in bilincinde oluşur ve gelişir. Sarı Özek’teki istasyondan kutsal mezarlığa giden cenaze konvoyunun başını çeken Yedigey, can dostu Kazgangap’la yaşadıklarını, bu kısa yolculuk sırasında geri dönüşlerle bilinç üstüne çıkarır.

    Yazar hakkında:Aytmatov 1928 de Kırgızistan’da doğmuştur.Çok yönlü bir kişilik,özgün bir yazardır.Herhangi bir ekol ve ya akıma mensup değildir.Kendi tarzını oluşturmuştur.
    Ana teması,aşk,sevgi,hüzün gibi insana aitözelliklerdir.

    alıntıdır…

    2 Ocak 2011 Saat : 11:11
    Okunma
    admin
    devamını oku

    Jane Austen – Aşk Ve Gurur

    Kitap Adı : AŞK VE GURUR
    Çeviren : Nihal Yeğinobalı
    Yazar : Jane Austen
    Dizi : Dünya Klasikleri
    Özgün Dili : İngilizce
    Özgün Adı : Pride and Prejudice
    Kitap Türü : Roman
    Sayfa Sayısı : 442
    Yayın Evi : Can Yayınları

    Özet :
    JANE AUSTEN – AŞK VE GURUR

    Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett
    ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy
    arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri
    birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama “ilk izlenim”i
    tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan
    “gurur” ile Elizabeth’in ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği
    “önyargı”, Darcy’yi mesafeli davranmak zorunda bırakır.
    Elizabeth’in davranışında da hem özsaygının uyandırdığı “gurur”,
    hem de Darcy’nin züppeliği karşısındaki “önyargı” etkili olur.
    Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Austen’ın en çok sevdiği kadın
    kahramanı değil, aynı zamanda bütün İngiliz edebiyatının
    en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.

    Sıradan insanların günlük yaşamlarını işleyerek romana
    ilk kez belirgin bir modern nitelik kazandıran Austen’ın en sevilen
    romanlarından biri olan Aşk ve Gurur’u,
    Nihal Yeğinobalı’nın yetkin Türkçesiyle sunuluyor.

    arka kapak yazısı:aşk ve gurur yüzeyde tatlı bir aşk hikayesi nefis bir sosyal komedidir.Aşk uğruna huyunu değiştiren bir genç erkekle,kararını değiştiren(önyargılarından sıyrılan) bir genç kızın öyküsü.derine inince,o enfes diyalog ve gözlemleriyle keskin bir sosyal komedi karşımıza çıkar.ama bunun da derininde Jane Austenin hayat görüşü yatmaktadır.uygarlık eşittir denge.Jane Austen insan enerjisiyle insan mantığının arasında denge kurulmasını uygar yaşam için zorunlu görmektedir.

    alıntı

    2 Ocak 2011 Saat : 11:11
    Okunma
    admin
    devamını oku

    konstantin in kutsal şehirleri

    İlk çağlardan itibaren ihtişamı, zenginliği, barındırdığı abidevi eserleri, kütüphaneleri, zengin manastırları ile diğer devletlerin iştahını kabartan İstanbul, Konstantinopolis, İslambol, Çarigrad, Dersaadet gibi pek çok farklı isimle anıldı. Bizans İmparatorluğu döneminde Meryem’e adanan, Osmanlılar döneminde fethi müjdelenen kutsal bir şehir olarak kabul gördü.

    Hâlihazırda Özel Amerikan Robert Lisesi’nde tarih öğretmenliği yapan Önder Kaya‘nın Konstantin’in Kutsanmış Şehri adlı çalışması, İstanbul’un Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ayrılmış Üç Devirde İstanbul serisinin ilk kitabı. Yazar, Şehirlerin Kraliçesi İstanbul’un sahip olduğu zengin tarihsel ve kültürel birikimi bir bölümüyle gündeme taşıyor.

    Çalışma, dünyanın gerçek anlamda ilk büyük imparatorluğu olarak kabul gören ve Akdeniz havzasını bir iç deniz hâline getirerek Pax-Romanum’u tesis eden Roma uygarlığının devamı niteliğindeki Bizans dönemini, yani İstanbul’un bin yılı aşkın bir dönemini konu ediniyor. Mekânın, taşın, zamanın dillendiği bu çalışmasında Önder Kaya, tarihe karşı kayıtsızlığımızı meraka dönüştüren akıcı üslûbuyla tarihsel belleğimize kapı aralıyor.

    Eşsiz siluetiyle dünyadaki sayılı şehirler arasında yer alan İstanbul, tarihsel süreç içerisinde pek çok ayaklanmaya sahne oldu. Bunlardan hiçbiri İstanbul’un siluetini Nika Ayaklanması (532) kadar derinden etkilemedi. Konstantinopolis’i cehenneme çeviren ve o vakte kadar şehrin görmediği büyük bir kıyıma dönüşen bu isyanın bastırılmasında İmparatoriçe Teodoranın rolü ise büyüktü.

    Tarihsel süreç içerisinde üç büyük işgal gören İstanbul’un üzerindeki en yıkıcı istila, şüphesiz 13 Nisan 1204’de yaşandı. Ticaret yolları üzerinde bulunan ve bin yıllık bir maziye sahip olan, Hıristiyanlığın pek çok kutsal emanetini içinde barındıran, Kavimler Göçü sonrasındaki barbar yağmaları nedeniyle antik dönem mirasını yitiren pek çok Avrupa kentinin aksine Konstantinopolis, bu mirası korumayı başarabilen bir Ortodoks kentiydi. Ancak şehir, 1204’de Katolik ve fanatik hacıların daha doğrusu Haçlıların eline geçtiğinde tarihin en büyük yağmalarından birine sahne oldu.

    Günümüzde İstanbul halkının yaz mevsiminde serinlemek, şehrin kalabalığından, hayhuyundan, araç trafiğinden uzaklaşıp oksijen depolamak için tercih ettiği adalar ise Bizans tarihinde önemli roller oynayan kişilerin zorunlu misafirliklerine şahit oluyordu. Kınalıada Bizans imparatorlarının korkulu rüyası, Büyükada ise imparatoriçe ve patriklerin sürgün yeriydi.

    Satırlar arasında kaybolurken tarihle kurduğumuz ilişkiyi zevke dönüştürdüğünü hissettiğimiz bu renkli kitapta, şehrin dönemlere mahsus yaşam tarzından efsanelerine, dünya mirası içerisinde oynadığı rollerden abidevi anıtlarına, tarihi seyir içinde ilginç anekdotlardan önemli şahsiyetlerin portrelerine varıncaya dek birçok konuyu bulmak mümkün.

    Kronolojik bir seyrin izlendiği çalışmada, değişen devirlerdeki şehir dokusunun, anlam ve değer dünyalarının, siyasi tutumların, yaşam tarzlarının izi sürülebiliyor. Konsept konsept ayrılmış kısa bölümleriyle rahat bir okuma sağlayan çalışma, her kesimden okuyucuya hitap ediyor. Metinleri destekleyen görsel malzemesinin zenginliği ve tasarımının niteliğiyle de göz dolduruyor. Birinci el kaynakların yanı sıra akademik çalışmalardan da istifade edilen kitapta meraklıları için her bir konu ile ilgili kaynakçalara da yer veriliyor.

    Önder Kaya, Konstantin’in Kutsanmış Şehri adlı çalışmasıyla tarih meraklılarıyla birlikte içinde doğduğu coğrafyanın tarihi birikiminden bihaber insanlarını da geçmişe doğru bir yolculuğa davet ediyor.

    Konstantinopolis, İstanbul, İslambol, Çarigrad, Dersaadet…
    Nasıl adlandırırsanız adlandırın İstanbul tarihin en eski devirlerinden beri toplumların sahip olmak istediği, kurulduğu dönemden bugüne önemini koruyan nadir şehirlerden biridir. Bizans imparatorluğu zamanında “Meryem’e adanan”, Osmanlılar döneminde ise “fethi müjdelenen” şehirdir. Günümüzde de hem Hristiyan hem de İslam dünyasının en ihtişamlı yapılarını barındıran bu şehrin gelecek nesillere aktarılabilmesi İstanbulluların yaşadıkları şehrin tarihini bilmelerinden geçiyor.

    Konstantin’in Kutsanmış Şehri, İstanbul’un Bizans, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerini ele alan Üç Devirde İstanbul serisinin ilk kitabı. Konstantinopolis’in Bizans dönemini, yani 1000 yıldan fazla süren tarihini konu edinen bu kitapta Önder Kaya, önemli şahsiyetlerin portrelerinden şehirdeki yaşam tarzına, şehrin dünya mirası içinde oynadığı rolden abidevi anıtlarına, folklorundan efsanelerine kadar birçok konuyu akıcı bir üslupla ele alıyor. Birinci el kaynakların yanı sıra akademik çalışmalardan da istifade eden Önder Kaya, meraklıları için her bir konu ile ilgili kısa kaynakçalar da sunuyor.

    Önder Kaya’nın bu çalışması “şehirler kraliçesi”ni merak eden her kesimden okuyucuya hitap ediyor.

    2 Ocak 2011 Saat : 11:11
    Okunma
    admin
    devamını oku

    en çok satan kitaplar

    1- Bab-ı Esrar – Ahmet Ümit – Doğan Kitap
    Konusu: Yedi yüz yıldır süren bir sevda; Şems-i Tebrizi ile Mevlânâ Bab-ı Esrar sadece bir gerilim romanı değil, aynı zamanda bir sırlar kitabı. Fantastik öğeleri kullanarak çok katmanlı bir dil yaratan Ahmet Ümit bu yapıtında Mevlevilik temelinde din ve inanç üzerine ilginç sorular soruyor.

    2- Cahillikler Kitabı – John Lloyd – John Mitchinson – NTV YayınlarıKonusu: Siz hâlâ iki tane burun deliğimiz olduğunu, Dünya’nın tek bir uydusunun bulunduğunu, beş duyumuz olduğunu, suyun renksiz olduğunu, Amerika’nın adının Amerigo Vespucci’den geldiğini ya da 36 Osmanlı padişahı olduğunu düşünüyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.

    3- Son Ada – Zülfü Livaneli – Remzi Kitabevi
    Konusu: Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.

    4- Olasılıksız – Adam Fawer – April Yayıncılık
    Konusu: Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman..

    5- Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk – İletişim Yayınları
    Konusu: Masumiyet Müzesi yalnızca aşk konusunu derinlemesine ele almıyor. Tartışma, birlikte gezme, "flört", nişanlanma, evlilik öncesi sevişme gibi konulara da cesaretle giriyor. Kız istemeler, nişan törenleri, ilk buluşmalar, ayrılıklar, evlilikler, ilişkiler ve aşklar anlatılıyor.

    6- Her Kuşun Eti Yenmez – Emin Çölaşan – Bilgi Yayınevi
    Konusu: Okurken sadece Hürriyet’te değil, AKP döneminde medyanın büyük bölümünde yaşanan akıl almaz değişikliği, gazeteciliğin nasıl iktidar çizgisine çekildiğini, bazı büyük işadamı patronların ve onlardan emir alanların hükümetten nasıl korktuğunu göreceksiniz.

    7- Zar Adam – Luke Rhinehart – Pegasus Yayıncılık
    Konusu: Zarlar hayatınızı belirleme başladığında artık her şey mümkün olmaktadır.İlk sayfasından itibaren sizimkendisine bağlayacak. Uzun süre hafızanızdan silemeyeceğiniz uluslararası kült bestseller kitaplarından biri.

    8- Destina – Mine G. Kırıkkanat – Literatür Yayınları
    Konusu: Mutlu bir hayatı yaşamanın sırrını bilmek istiyorsanız, bunu mutlu olmayı başarabilmiş insanlardan öğrenin. Çoğunlukla yayınlanan televizyon programına dayanan bu kitap, kalıcı mutluluğu elde etmek için okuyucuyu içten ve samimi bir yolculuğa çıkarmaktadır.

    9- Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler – Ahmet Maranki – Mozaik Yayınları
    Konusu: Şifalı Bitkiler, Orta Asya Türk töresinden İbn-i Sina nın Fittü’l-Tıbbına, Tabib İbn-i Şerif’in Yadigâr’ından Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetnâme’sine, Tıbb-ı Nebevi’den günümüzdeki en yeni araştırmalara kadar incelenmiş ve Kozmik Bilim metotları süzgecinden geçirilerek hizmetinize sunulmuştur.

    10- Uçurtma Avcısı – Khaled Hosseini – Everest Yayınları
    Konusu: Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor

    11- Karanlıktaki Adam – Paul Aster – Can Yayınları
    Konusu: Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayınladığımız yeni romanı Karanlıktaki Adam’da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara.

    12- Empati – Adam Fawer – April
    Konusu: Olasılıksız’ın yazarı Adam Fawer’ın yeni kitabı Sadece ‘isteklerinizin’ tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın. Edebiyat, bilim ve felsefe ruhunuza akacak, okudukça bağlanacak, bağlandıkça okuyacaksınız…

    13- Kadından Kentler – Murathan Mungan – Metis Kitap
    Konusu: Kadından Kentler, Murathan Mungan’ın 16 kentte geçen 16 hikâyeden oluşan yeni kitabı. İçinde İzmir, Adana, Trabzon, Bursa, Amasya, Ankara, Samsun, Sinop, Afyon/Denizli, Kırşehir, Diyarbakır, Erzurum, Kayseri, Gümüşhane, Mersin, Istanbul gibi kentlerde geçen on altı öykü yer alıyor.

    14- Tıbbi Bitkiler Rehberi – Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
    Konusu: Tıbbi Bitkiler Rehberi" içerisinde bir çok hastalığa karşı önleyici, koruyucu ve tedavi edici kürler önerilmektedir. Tarçın, dereotu, tere, söğüt yaprağı, avokado yaprağı, nane, asma yaprağı, biberiye, karanfil, cilt temizleyici, yaşlılık lekelerine (lentigo) karşı bitkisel öneriler ve cilt maskesi sunulmaktadır.

    15- Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk – Yeni Boyut
    Konusu: Allah ile aldatmak; dini; çıkar, koltuk, baskı, egemenlik aracı yapan bir sanayi koludur. İşin esası bakımından ne dini vardır ne de imanı. Onun dini-imanı, Tanrısı, ibadeti hep çıkarı ve hesabıdır.
    changeTarget(document.getElementById("news_content "))

    2 Ocak 2011 Saat : 11:11
    Okunma
    admin
    devamını oku

    hızlı yemek pişirme sanatı

    Yarım saat uzun bir zaman sayılmaz. Bu zamanı zihninizi bir bulmacaya yorarak, sabrınızı tüketen bir telefon görüşmesini sürdürerek ya da kalabalık bir restoranda bir fincan kahve içerek harcayabilirsiniz. Peki, yarım saat içinde yemek hazırlayabilir misiniz?

    Çok kısa zamanda mükemmel bir yemek hazırlamak için telaşa kapılmanıza gerek yok, İş Bankası Yayınları’ndan çıkan “30 Dakikada Pişen Yemekler” kitabı size kolayca hazırlayabileceğiniz birçok tarif sunuyor. Kitap kahvaltı tarifleriyle başlarken, gerçek yulaftan yapılmış sütlü pankekler de dâhil olmak üzere, brunch ve gün ortası yemeklerinden, çalışırken yenilebilecek atıştırmalıklara kadar zengin bir menü içeriyor.

    Klasik balık çeşitleri, tavuk, biftek ve kuzu yemekleri, vejetaryen seçimler için leziz salatalar, makarnalar ve unlu tariflerde kitapta yer alıyor. Her yemeğin hazırlanışını adım adım anlatan toplam 1600 renkli fotoğrafla donatılmış bu kitap hayatında hiç yemek yapmamış mutfak acemileri için de birebir.

    Kitap aynı zamanda mutfakta kullanılan aletlerin özelliklerini nerede kullanılacağını ve bakımlarının nasıl yapılması gerektiğini pratik bilgiler olarak veriyor. Bunun yanında önceden hazırlayıp dondurucuda saklayabileceğiniz soslar ve bunları muhafaza etme önerilerinde de bulunuyor.

    Sağlıklı beslenirken formunu korumak isteyenler için her bir tarifin besin değerleri detaylarıyla veriliyor. Bu ayrıntılı besin değeri cetvelleriyle yemeklerin yağ, karbonhidrat ve enerji oranlarını dengeleyerek kendi diyet menünüzü oluşturabilirsiniz.

    Kitaptan tadımlık birkaç tarif:

    AĞAÇ ÇUBUKTA ŞİŞKÖFTE
    Hazırlanışı: 6 dakika; pişirme süresi: 6-8 dakika

    Malzemeler
    300 gr dana kıyma
    4 diş dövülmüş sarımsak
    4 adet ince doğranmış kişniş kökü
    1 çay kaşığı toz şeker
    1 yemek kaşığı soya sosu
    Tuz ve karabiber
    15-20 cm uzunluğunda 8 adet ağaç çubuk

    Hazırlanışı
    1- Kıymayı geniş bir kaseye koyarak içine dövülmüş sarımsağı, doğranmış kişnişleri, tozşekeri ve soya sosunu ekleyin. Tuz ve karabiber serperek iyice karıştırın.
    2- Kıymayı sekiz parçaya ayırın ve her bir parçayı elinizde yuvarlayarak şekillendirin, şekillendirmeden önce elinizi ıslatmanız kıymanın elinize yapışmasını engelleyecektir.
    3- Ağaç çubukları şekillendirdiğiniz kıymanın içine geçirin ve kıymayı bastırarak sapların etrafına yapıştırıp tavuk budu şekli verin.
    4- Elde ettiğiniz şişköfteyi sıcak ızgarada her tarafı kızarıp altın sarısı rengini alana kadar (3-4 dakika) iyice pişirin.

    LİMONLU – HARDALLI USKUMRU
    Hazırlanışı: 5 dakika; pişirme süresi: 10-12 dakika

    Malzemeler
    4 adet temizlenmiş uskumru
    175-250 gr körpe ıspanak yaprağı
    Hardal ve limon karışımı için:
    Yarım su bardağı erimiş tereyağı
    2 yemek kaşığı tane hardal
    1 adet limonun rendelenmiş kabuğu
    2 yemek kaşığı limon suyu
    3 yemek kaşığı kıyılmış maydonoz
    Tuz ve karabiber

    Hazırlanışı
    1- Keskin bir bıçakla uskumruların kafalarını solungaçların arkasından kesin. Her balığın karnını uzunlamasına yarıp süzgeçleri iki yana doğu açın.
    2- Balıkları derisi soyulmuş kısımları üste gelecek şekilde tezgaha yayın ve elinizin tersiyle kılçıklı kısmın üzerine bastırın.
    3- Balıkları ters çevirip kılçıklarını çıkarın. Kuyrukları kesip her balığı uzunlamasına ikiye ayırın. Yıkayıp kurulayın.
    4- Uskumruları yeniden ters çevirip derilerine üç dört çizik atın. Tuz ve karabiber serpin.
    5- Limon ve hardal karışımını hazırlamak için, erimiş tereyağını, hardalı, limon kabuklarını ve suyunu, maydanozu, tuzu ve karabiberi karıştırın.
    6- Uskumruları ızgara tavasına yerleştirip üzerlerine fırçayla biraz tereyağı sürün, sonra iyice pişene kadar (yaklaşık 5 dakika) ara sıra tereyağı sürüp her iki yüzlerini de ızgara edin.
    7- Ispanak yapraklarını geniş bir tabağa dizip üzerlerine uskumruları dizin. Çeşnili tereyağının kalanını cızırdayana kadar kızdırıp uskumruların üzerine ekleyin ve servis yapın.

    ACI BİBER SOSLU BİFTEK
    Hazırlanışı: 5 dakika; pişirme süresi: 10-12 dakika

    Malzemeler
    1 yemek kaşığı bitkisel yağ
    6 yemek kaşığı tereyağı
    8 dilim biftek filetosu
    4 adet dilimlenmiş soğan
    1 yemek kaşığı acı biber sosu
    Tuz ve karabiber

    Hazırlanışı
    1- Bitkisel yağı ve tereyağının yarısını bir kızartma tavasında kızdırıp filetoların her yüzünü iyice (4-5 dakika) kızartın. Soğanları kavururken filetoları sıcak olarak bekletin.
    2- Filetoları aldığınız tavada tereyağının geri kalanını eritip üzerine dilimlenmiş soğanları ekleyin, ocağın altını açıp tavanın dibinin tutmamasına dikkat ederek soğanları esmerleşene ve yumuşayana kadar kavurun.
    3- Acı biber sosunu ilave edip birkaç dakika pişirin. Tuz ve karabiber serpin. Filetoları ılıtılmış tabaklara alıp kaşıkla eklediğiniz soğanlar ve sularıyla birlikte servis yapın.

    2 Ocak 2011 Saat : 11:10
    Okunma
    admin
    devamını oku

    ayşe kulin in yeni kitabı

    Her kitabıyla çok satanlar listesine girmeyi başaran Ayşe Kulin, Veda ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, bu kez de cumhuriyetin yeni kurulmakta olduğu sancılı yıllara, ailesinin de hikayesini kurguya katarak tanıklık ediyor. Aşk, siyaset, kaos ortamı…
    Osmanlı’nın gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken, Kulin ailesi Bosna’dan İstanbul’a göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.

    Sabahat ile Aram’ın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti.

    Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için…

    Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ardından Umut geliyor. Umut "Hayat Akan Bir Sudur"‘da Kulin, Veda ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, bu kez de Cumhuriyetin yeni kurulmakta olduğu sancılı yıllarda tanıklık ediyor.
    Akıp gitmekte olan günlük hayat derinden değişmekte, bu değişim aşklara, dostluklara, aile ilişkilerine, her şeye yansımaktadır.

    Ayşe Kulin, bir kez daha okurlarına ellerinden bırakamayacakları, okuyup bitirdikten sonra anılarına katacakları bir armağan sunuyor.

    2 Ocak 2011 Saat : 11:10
    Okunma
    admin
    devamını oku
     Son Yazılar FriendFeed

    Kategoriler

    Son Yorumlar

    
    Güncel Ders Notları Facebook Grubuna Katıl..! Eğitim ve Ögretim Domain Domain