Cennet ve Cehennemin Evliliği
William Blake
“Cennet ve Cehennemin Evliliği
William Blake’in
büyük İngiliz mistiğin kehanet kitaplarının en önemlilerindendir. Bu tuhaf yapıtı zamanında pek çok okurun yadırgadığına inanıyorum. Günümüzde bile anlayan ve seven çok az okur vardır.”
André Gide
Cennet ve Cehennemin Evliliği: Dini ve yasaları arkasına alan toplumun ahlakına bir başkaldırı.
William Blake
İngiliz şair
ressam ve gravürcü. Yoğun bir coşkunun ve göksel esinin egemen olduğu ilk şiirleri 1783 yılında Şiir Taslakları adıyla yayımlanır. Kendi gibi gravürcü olan kardeşinin ölümü (1787) Blake´in ruh ve akıl sağlığını bozar. Düşler dünyasıyla gerçekler dünyasını ayıramaz hale gelir. Ayda bir Ada
Tüm Dinler Birdir
Doğal Din Yoktur (1788)
Masumiyet Şarkıları
Thel´in Kitabı (1789)
Cennet ve Cehennemin Evliliği
Deneyim Şarkıları
Fransız Devrimi
Cennetin Kapıları
Bir Özgürlük Şarkısı (1790-1792)
Urizen Kitabı
Los Kitabı
Ahania Kitabı (1793-1795)
Vala
Dört Zoa (1795-1799)
Kudüs (1803-1807) ve Sonsuz İncil (1818-1827) sanatçının yapıtlarıdır.
SORU:Ahiret alemi nasıldır? Kur’an’daki cennet ve cehennemle ilgili ayetler nasıl yorumlanır? İnsanın cennet beklentisi sebebiyle veya cehennem korkusuyla yaptığı davranışlarda ne derece ahlakilik vardır?
CEVAP:Bu dünyada ölümle biten hayatın, sadece mekan değiştirerek başka bir alemde devam etmesi hadisesine “Ahiret” diyoruz. Tüm ilahi dinlerin ortak görüşü olarak burası, iyilerin cennetle mükafatlandırıla-
cağı kötülerin cehennemle cezalandırılacağı başka bir alemdir.
İnsanların gerek bilgi birikimi gerekse yaşam düzeyleri birbirinden pek çok farklılıklar içerdiği için, tümünü muhatap kabul ederek aynı metinle(Kutsal Kitaplarla) onlara hitap etmenin zorluğu ortadadır. Bunlara aynı metinle hitap edilse bile, açık bölümler hariç, herkesin aynı şekilde istifade edebileceklerini de söyleye-
meyiz.
İnsanların çoğunluğu yaptığı işin karşılığını mutlaka görmek ister. İyilik yapmayı veya kötülük yapmamayı karşılıksız olarak yapma, herkesin yapmayacağı yüce bir ahlaki erdem olduğu için Kur’an, geneli muhatap kabul etmiştir. Bu gibi insanlara da cennetin dışında “Allah rızası” ve “Allah sevgisi” ile karşılık vermiştir.
Ayrıca Secde suresinin 17. ayetinde: “Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilmez.” Buyrularak dünya şartlarıyla ahiret hayatını tam olarak anlamanın pek de mümkün olmadığını, Allah’ın sadece insana mutlu veya sıkıntılı bir hayatı anlatmak için dünya şartlarından örnekler vermiş olabileceğini düşünebiliriz. Ancak İslam bilginlerinin çoğunluğu, Allah’ın
bizlere bildirdiği tüm nimetlerin gerçek anlamıyla anlaşılması gerektiğini söylemişlerdir.