• Tepkiler ve Yorumlarla : TÜRKÇE ‘OFF’(Feyza HEPÇİLİNGİRLER )

    KİTABIN ÖZETİ :
    1. ÖNSÖZ: Bu bölümde kitabın hazırlanış maksadı ve yazarı, bu kitabı yazmaya iten nedenleri, kitabın doğuş hikayesini görüyoruz.
    2. SİYASİLERİN DİLİ: Politikacılarımızın kullandığı bazı kalıp ve cümlelerin ne denli yanlış olduğundan, haber bültenlerinde spikerlerin kullandıkları garip cümle yapılarından ve yanlış kullanılmalarına rağmen kulağı tırmalamaz hale gelmiş kelime ve cümlelerden bahsediliyor. Anadiline saygı duymayan bir milletin yok olmaya yüz tutmasından, yabancı dillerde sıkça kullanılan bazı tabir ve kelimelerin Türkçe’mize sinsice girmesinden ve bazı gazetelerin ucuz ifadeleri sonucu yozlaşan dilimizden bahsediliyor.
    3. KAĞITTAN KARDİNALLER: İhmal edilen edebiyattan ve edebiyatın artık unutulmaya yüz tutmaya başlamış sanat olduğu ifade ediliyor, ayrıca mantık hataları üzerinde de duruluyor.
    4. MERHABA DİYORUM SİZE: Canlı telefon bağlantısı yapılan bazı programlarda kullanılan Türkçe’nin ne kadar yanlış ve basit olduğuna verilen örnekler işlenmiş bu bölümde. Yangın yanması ve ölü ölmesi gibi mantık hataları olan cümlelere değinilmiş.
    5. BİRAZ DA DİLBİLGİSİ: Başlığından da anlaşılacağı üzere cümle kuruluşları esnasında dikkat edilmeyen dilbilgisinden birkaç örnek üzerinde durulmuş; bunun yanında tamlama yanlışları ve cümle kurmanın sadece kelimeleri gelişigüzel sıralamaktan ibaret olmadığı ifade edilmiş.
    6. ŞARKILAR NEYİ SÖYLER: Güncelliğini koruyan, halen dillerde dolanan bazı şarkıların sözlerindeki yetersiz ya da anlaşılmaz kelimeler üzerine yazılmış bir yazı.
    7. SESLENDİR(EME)MELER: Bazı film ve edebi eserlerin yanlış çevirileri sonucu ortaya çıkan komik manzaralar ve anlamsız cümlelerden bahsediliyor.
    8. ŞAPKALAR KALKTI MI?: Bölümün başlığından da anlaşılacağı üzere bazı harfler üzerine kullanılan şapka; bir diğer tabiriyle inceltme işaretinden söz ediliyor. ÖSS Sınavı, GAP Projesi gibi, aslında neyi ifade ettiği içinde gizli bazı kısaltmaların tekrar vurgulanmasının gereksizliği ve yanlışlığından bahsediliyor. Ayrıca günler, aylar, yıllar, rakamlar, tarihler, virgül ve kesme işaretinin yanlış kullanımlarından, harflerin okunmasındaki yanlışlıklardan da bahsedilmiş bu bölümde.
    9. REKLAM ÖTESİ: Hergün televizyon kanallarında seyrettiğimiz reklamlardaki mantıksız ve yersiz kullanımıyla Türkçe’mizi bozmaya çalışan cümle yapılarına, mantık hatalarından ve insanların sadece bir pazar oluşturmak üzere hedef kitle haline getirilmelerine yer veriliyor.
    10. SİZ KİMSİNİZ?: Bazı kişi veya kişilere atfen söylenmiş fakat asıl anlamından farklı anlama getirilmiş kelime ve kelime gruplarından bunun yanında aynı kullanımda iki farklı anlama gelebilecek yani iki anlamlı cümlelere de değinilmiş bu yazıda. Bu başlık altında hiç istemediğimiz ancak kullanılmasını bir türlü engelleyemediğimiz argo kelime ve tabirlerin topluma verdiği zararlar da işlenmeye çalışılmış.
    11. DİZİN: Örneklerin alındığı kişilerin adları alfabetik sıraya göre bir dizin haline getirilmiş.
    12. TEPKİLER, ELEŞTİRİLER, YANITLAR: Yazarın kitabının bundan önceki basımlarına yöneltilmiş tepki ve eleştiriler ve yazarın bunlara karşı vermiş olduğu tepki ve cevaplara yer verilmiş.
    Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.

    25 Eylül 2010
    Okunma
    bosluk

    NEDEN-SONUÇ CÜMLELERİ

    “Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur. Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Bu tür sorularda eylemin hangi nedenle meydana geldiği bizim için önemlidir. Daha çok “”için, -den, -diğinden, ile”" gibi edatlarla sağlanır.

    Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.
    Seni ziyaret edemedim, çünkü hastaydım.
    Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı.
    Yorgun olduğu için işi erken bıraktı.
    Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor.
    Maddi imkansızlık yüzünden okuyamamış.
    Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım.
    Büyükbaba öldü, sonra üzüntüsünden büyükanne öldü.
    Müdür, yaşlı adama ters ters baktı. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü.
    Saha çamur olduğu için maç ertelenmiş.
    Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı
    Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı.

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    CÜMLEDE EŞ ve YAKIN ANLAM

    “Aynı konuyu, aynı düşünceyi değişik kelimelerle ve söz dizimiyle anlatan cümlelerdir. Cümle hangi sözcüklerle ve nasıl kurulursa kurulsun, biz, verilen cümledeki düşünceyi aramalıyız. Bunun için o cümledeki anahtar sözcükleri doğru tespit etmek; ayrıca cümlede kullanılan edat ve bağlaçlara da dikkat etmek gerekir.

    “”Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız.”" cümlesinin eş anlamlısı.
    -Konuyu ayrıntılara girmeden işlemişsiniz.

    “”Eskiden çok vakti yoktu, onun için uzun yazılar yazardı, şimdi vakti bol; daha kısa ve güzel yazılar yazıyor.”"
    -Kısa ve özlü yazmak için uzun zamana ihtiyaç vardır.

    “”Şiire yaşlı bir şair gibi başlamak, genç bir şair gibi onu sürdürmek gerekir.”"
    -Şiir, deneyim ve coşkunun ürünüdür.

    “”Kimi genç şairler, şiirin kendileriyle başladığını, kimi yaşlı şairler ise şiirin kendileriyle bittiğini sanırlar.”"
    - Şairlerin genci de yaşlısı da şiirde güzelliğin ve başarının ölçüsünü kendi şiiriyle sınırlar.

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    CÜMLENİN ANLAMINA GİRİŞ

    “Cümle anlamı, verilen bir cümlenin anlamını bulup ifade edebilmekle ilgilidir. Yani bir cümleyi aynı anlama gelecek şekilde biraz daha farklı olarak, birkaç değişik ya da yeni kelimeyle söyleyebilmek, cümledeki anlamı bulmak gibi konularla ilgilidir.

    Cümle anlamında, verilen bir cümlenin anlamca özdeşi, karşıtı veya yerine konulabilecek cümle sorulur. Bu konu için atasözü ve deyimler de kullanılabilir.

    Örnek
    “”Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız.”" cümlesinin anlamca yerini tutabilecek uygun bir cümle:
    Konuyu ayrıntılara inmeden işlemişsiniz.

    Örnek
    “”Yazdıklarımda hep gerçeğe bağlı kalırım; çünkü ancak bu nitelikte bir yapıt yüzyıllar boyunca değerini koruyabilir.”" cümlesine anlam bakımından en yakın cümle:
    Beğenilen, kalıcı yapıtlar, her şeyi olduğu gibi yansıtanlardır.

    Örnek
    Kadınlar zayıftır, ama analar güçlüdür. = Analık kadına güç verir.

    Verilen bir cümleyle ilgili soruyu cevaplamadan önce o cümlenin anlamını iyi kavramak gerekir. Bir anlamda cümlenin ana fikrini tespit etmek… Ancak bu arada kişisel duygu, düşünce ve bilgilerimizi göz ardı etmeliyiz.

    Örnek
    “”Sanat, başını bağlatmadığı sürece baş üstünde taşınacaktır.”" cümlesinin konusu sanatın özgür olması gerektiğidir. Dolayısıyla bu cümlenin en uygun karşılığı şöyle olabilir:
    Sanatın yüceltilmesi, bir görüşün emrinde olmamasına bağlıdır.

    Örnek
    “”Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.”" Tolstoy

    Bu sözün iki yönü vardır:

    1. Kişinin insanlığı değiştirmek istemesi
    2. Ama kendini değiştirmemesi

    O hâlde bu sözü daha farklı şekillerde dile getirebiliriz:

    İnsanlığı değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmelidirler.
    İnsanlar kendilerini değiştirmeyi düşünmeden insanlığı değiştirmeye kalkışmaktadırlar.

    Bu cümleden hareketle ve bu cümleyi destekleyen başka cümleler de kurabiliriz:

    İnsanlar demek ki kendilerini beğenmekte, insanlığı beğenmemektedirler ki kendilerini değil de insanlığı değiştirmeyi düşünüyorlar.
    İnsanlığı beğenmeyenler önce kendilerini değiştirmelidirler; belki kendilerini değiştirdiklerinden insanlık da değişmiş olacaktır.

    Cümle anlamı konusunda şu hususlar gözden uzak tutulmamalı, bu konularla ilgili soruları cevaplandırırken öncelikle bu kavramların ne oldukları bilinmelidir:
    beğenme,
    çaresizlik,
    değerlendirme,
    duygulara yer verme,
    duyguları karıştırmama,
    eşitlik,
    gözlem,
    ihtimal,
    kararsızlık,
    karşılaştırma,
    karşıtlık,
    korku,
    koşula bağlılık,
    nedenini belirtme,
    nesnellik,
    olabilirlik,
    olasılık,
    öneri,
    öznellik,
    sevinç,
    şaşırma,
    tahmin,
    takdir etme,
    tanımlama,
    telâş,
    uyarma,
    varsayım,
    yakınma,
    yorumlama,
    zorunluluk

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    ANLAM KÖTÜLENMESİ

    “”"canlı”" anlamındaki canavar kelimesinin artık yırtıcı yaratık anlamında kullanılması gibi. “

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    ANLAM İYİLEŞMESİ

    “”"kötü”" anlamındaki yavuz kelimesinin artık “”yiğit”" anlamında kullanılması gibi. “

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    ANLAM DARALMASI

    anlatim
    “Bir sözcüğün ifade ettiği kavramların sayısında azalma olmasıdır.
    “”oğul”" kelimesinin önceleri kız ve erkek çocukları için kullanılırken şimdi artık sadece erkek çocukları için kullanılması gibi. “

    26 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    ANLAM GENİŞLEMESİ

    “Bir sözcüğün ifade ettiği kavramlara süreç içerisinde yenilerinin eklenmesidir.

    Yıldız sözcüğü eskiden sadece gök cismi olarak kullanılırdı.Şimdi ise “”pop yıldızı”", futbol yıldızı anlamında da kullanıyoruz.”

    4 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk

    GÜZEL ADLANDIRMA

    “İnsanlarda iğrenme, korku gibi olumsuz duyguları çağrıştıran sözcükler yerine bu kavramları daha güzel sözcüklerle anımsatmaya denir.
    “”verem”" kelimesinin dildeki korkunçluğunu azaltmak için “”ince hastalık”" ile karşılanması gibi.
    Yabanî hayvan adı olan “”börü”"nün atılıp yerine “”kurt”" kelimesinin kullanılması gibi.
    “”cin,peri”" yenine “”iyi saatte olsunlar”" gibi
    “”Kusmak”" yerine istifrah etmek
    “”Ölmek”" yerine vefat etmek gibi…”

    2 Nisan 2010
    Okunma
    bosluk
     Son Yazılar FriendFeed

    Kategoriler

    Son Yorumlar

    
    Güncel Ders Notları Facebook Grubuna Katıl..! Eğitim ve Ögretim Domain Domain